BİR TIRTILIN KELEBEĞE DÖNÜŞÜM HİKAYESİ (HAYAL KURUN VE GELİŞTİRİN)
Tırtıl bir kurt gibidir bir kelebekse çok güzel renkleri olan uçan sihirli bir yaratıktır. Zamanı geldiğinde tırtıl daha çok yemeye başlar. İhtiyacı olanından daha fazlasını tüketir böylece tırtılın bedeni ölmeye başlar. Bu bedenin sıvılaşması şeklinde olur. Fakat tırtılın bedeninde bazı hücreler vardır bilim adamları bu hücreleri hayalci hücre der. Bu hücreler aslında yeni bir gerçekliğin hayalini kurarlar farklı bir bilinç seviyesine titreşirler. Tırtılın bedeni bu hücreleri algılayıp onlara saldırırlar fakat farklı bir seviyede titreştikleri için bu saldırılardan etkilenmezler. Hayalci hücreler birbirleriyle bağ kurmaya etkileşimde olmaya başlarlar. Belli bir kritik kitleye ulaştığında tırtılın bedeninde genetik bir kod uyanır. Bu genetik kod kanatları antenleri bacakları kalbi ve benzeri tüm bilgileri içerir. Bu gen hayalci hücrelerin birbirleriyle kurdukları bağlarla uyanır. Bedeninin geri kalan kısmı ölürken, tırtılın ölmekte olan gövdesini kendilerine besleyecek bir gıda olarak kullanırlar. Bu hayalci hücrelerin büyümek ve bağlantı ortamı kurmak için kullandıkları bir kültür sistemi olur.
Bu hikayede hayalci hücreler ölüme meydan okuyarak dönüşüm geçirmeye başlarlar. İlk hallerine göre farklı genetik bilgiler taşımaya başlarlar. Tırtılların bağışıklık sistemi hayali hücrelere saldırır ama yok edemez çünkü hayali hücrelerinin sayısı hızlı bir şekilde artar ve aralarında etkileşimler başlar.
Tırtılın dönüşüm geçirmesi için önce kendi varlığını yok etmesi gerekir. Her tırtıl bir kelebek olamaz. Tırtılın yeterince hayalci hücre üretmesi gerekir. Hayalci hücreler kültür olmaktan sıkılan diğerlerinden farklılaşmış hücrelerdir. Diğer hücreler günü geldiğinde ölmeyi seçerler. Hayalci hücreler ise yaşamayı ve bağlarla tutulmayı seçerler.
Tırtıl ömrünün sonuna geldiğinde büyük bir iştahla her şeyi yemeye başlar. Tırtıl bir süre sonra hareket edemez tırtıl artık öleceğini düşünür ve dalda baş aşağı durmaya başlar. Bu sırada etrafında bir koza oluşturur ve tırtıl kozanın içinde sıvılaşmaya başlar. Bu esnada devreye hayali hücreler girer. Farklı frekanslar ve titreşimlerle farklı bilgiler taşırlar. Tırtıl bunları düşman hücre olarak algılar ve saldırır. 15 günlük bir dönüşüm süreci başlar ve sonucunda harika bir kelebek ortaya çıkar.
Peki yazar burada ne demek istedi? Dedi ki: Biz de hayalci hücreler taşırız biz kendimizi gerçek manada öldürmek için değil ama belki de ruhen öldürmek için doldururuz. Bu tırtılın hayatının sonuna geldiğinde önündeki her şeyi yemeye başlaması gibidir. Bizim ihtiyacımız olan ise kendimizde istediğimiz dönüşümleri yaratacak hücreler bulmak. Ve bu dönüşümü engelleyebilecek tek şey de kendimiziz savaşı hayali hücrelerin kazanmasına izin vermeliyiz ki kendi ölümümüze yol açmayalım.
.jpeg)
Yorumlar
Yorum Gönder